Satürn

Gezegenler serimizin bu bölümünde halkalarıyla ünlü olan Satürn'ü inceleyeceğiz.



İsterseniz öncelikle isminin kökenine bir bakalım. Satürn Roma mitolojisinde tarım, zaman, disiplin ve ahlak tanrısıdır. Yunan mitolojisinde Kronos olarak bilinen Satürn, Uranüs ve Gaia'nın oğluyken Jüpiter'in de babasıdır. Daha güzel bir isim olamazdı sanırım.

Satürn gezegeni tamamen(?) gazdan oluşmaktadır. Mars gibi iniş yapabileceğimiz bir yüzeye sahip değildir. Gezegenin yoğunluğu 0.69'dur. Güneş sisteminin ikinci en büyük gezegeni olmasına rağmen en hafif gezegen olması, benim gibi sizi de şaşırtabilir. Sistemimizdeki en hızlı rüzgarlar da buradadır. Öyle ki bu rüzgarlar ekvatorda saatte 1800km hıza ulaşabilmektedir. Gezegenin dış kısmında sıcaklık mutlağa yakınken çekirdekte bu değer 12.000 kelvine kadar çıkabilmektedir.

Satürn bunlar dışında Güneş sistemimizdeki en yüksek basıklık oranına sahiptir. Bunu Dünya'nın kutuplarındaki gibi düşünebilirsiniz. Bu Basıklığın sebebi olarak bilim insanları, gezegenin ağırlığının dörtte biri kadar olan ve ağır metallerden oluşan bir çekirdeği öne sürmektedirler.

Gezegenin kuzey kutbunda ise altıgen bir görünüm vardır. Altıgen şeklin sebebi hâlâ bir sırdır. Bu görünüm bir fırtınaya aittir ve hızı saatte 300 kilometreden fazladır. Fırtınanın kapladığı alana 4 tane Dünya Sığabilir. Bu altıgen fırtınanın rengi ise mevsimsel olarak zaman zaman renk değiştirebilmektedir. Düşünsenize, fırtınadan oluşan bir gökkuşağı...



Satürn'ün aktif manyetik alanı Mars'ın aksine oldukça güçlüdür. Bu güç Dünya'nın manyetik alanının 578 katı kadardır. Güneş rüzgarları bu manyetik alan ile etkileşince, tıpkı Dünya'daki gibi auroralar oluşmaktadır(bkz: ilk görsel).

Gezegenin resmi kayıtlarda 53 adet uydusu bulunmaktadır. Bunların çoğu asteroid yapılıdır. Fakat içlerinden bir tanesi diğerlerinden farklı olup bize bir yerden tanıdık geliyor. Onun adı Titan. Titan bu 53 uydudan en büyüğü. Tıpkı bizim gibi bir atmosferi ve bulutları vardır. Denizleri ise biraz farklı, metan ve 
etandan oluşuyor. Petrolden oluşan bir deniz!


Gezegenin kendisinden ve uydularından bahsettik. İsterseniz biraz da şu meşhur halkalara bir göz atalım.

Halkaların oluşumuna dair ortada iki teori var. Bunlardan birincisi gezegenin bir uydusuna aseroit çarpması sonucu parçalanması ve bu parçaların yörüngeye dizilmesi. İkincisi ise Satürn'ün bir uydusunun gelgit kuvvetlerinin gezegene yaklaştıkça artması, ardından roche limitine geldiğinde ise bu kuvvete dayanamayıp parçalanması ve bu parçaların yörüngeye dizilmesi. İkinci teori daha çok kabul görüyor ve hatta bu teoriye göre halkalar daha çok genç, Dünya'da dinazorlar dolaşırken oluştuğu düşünülüyor.

Bu halkaları ilk defa gözlemleyen Galileo idi. Ancak onları birer kulpa benzetti ve anlam veremedi. Onun ardından Huygens bunarın kulp ya da kulak olmadığını, Satürn'ün halkaları olduğunu ispatladı. Son olarak ise Cassini, bu halkalar arasındaki boşlukları keşfetti ve birine kendi ismini verdi.

Satürn'ün kulakları yaklaşık 400 km uzunluğundadır ancak kalınlığı ise genel olarak sadece 10 metredir. Bunun sebebi ise çok küçük buz, kaya ve toz parçacıklarından oluşmasıdır. Satürn'ün halkalarının kendine ait bir atmosferi vardır. Evet yanlış okumadınız, halkalardaki buzların UV ile etkileşimiyle açığa çıkan oksijen ve hidrojen, halkaların atmosferini oluşturmaktadır.



Aslında Satürn halkası olan tek gezegen değildir ancak kesinlikle en mükemmeli odur. Jüpiter, Neptün ve Uranüs’ün de halkaları vardır, ancak hiçbiri, Satürn'ün kendisi bile halkaları kadar göz kamaştırıcı değildir. Şaka yapmıyorum, Satürn'ün gelen ışınları yansıtma oranı %46 iken halkalarınınki %80 oranındadır. Bunun sebebi ise tahmin edebileceğiniz gibi buz parçalarından oluşmasıdır. Size bir sır daha vereyim, bu halkaların çapı gezegeninkinden 8 kat büyüktür.

Bir Satürn yılının 29,5 yıl olduğunu söylemiştik. Biz, Satürn’e bu 29,5 yılın bir yarısında üstünden, diğer yarısında ise altından bakıyoruz. Bunun nedeni ise Satürn'ün yaklaşık 26 derecelik bir eksen eğikliğinin olması. Bunu da Dünya'daki gibi düşünebilirsinizsiniz (ocak ayında güney, haziran ayında kuzey kutbunun güneşe dönük olması gibi.). Hatta Satürn 29,5 yılda iki kez bizi kandırıyor, halkalarını saklıyor. Bunun sebebi ise eksen dönüşü sırasında iki kez ona tam yanından bakmamız. Buna bir de halkaların 10 metrelik inceliği eklenince resmen görünmez oluyorlar. 


Geçtiğimiz günlerde bilim insanları üzücü bir haber verdiler, Satürn'ün halkalarının yok olmaya başladığına dair. Yapılan araştırmalar, manyetik alanın etkisi ve diğer dış sebepler neticesinde, halkaların içten dışa doğru adeta bir yağmur gibi gezegenin üstüne yağdığını, bundan yaklaşık 300 milyon yıl sonra ise tamamen ortadan kaybolacağını öne sürüyorlar.



Son olarak kahramanlarımızdan bahsetmek istiyorum. Satürn için şimdiye kadar 4 görev gerçekleşti. Pioneer11, Voyager1 ve 2 çıktıkları yolculukta ona yaklaşıp görüntüler, veriler aldılar ve yola devam ettiler. Ancak Cassini sadece Satürn için fırlatıldı. 7 yıllık yolculuğunun ardından Satürn'e ulaştı ve 13 yıl görev aldı. Cassini tam 22 kez halkaların içinden geçti. Aşağıdaki kayıt size biraz ürkütücü gelebilir. Cassini'nin ilk dalışına ait(parazitler halkalardaki toz parçacıklarından kaynaklanıyor.)



Bize Satürn ve halkaları hakkında birçok veri gönderip hiçbir uzay aracının almadığı riskleri alan Cassini, 13 yıllık görevinin ardından, 2017 yılında kontrollü bir biçimde Satürn'ün merkezine girerek buharlaştı. Saygıyla anıyoruz...




Kaynakça:
https://m.esa.int/Our_Activities/Space_Science/Cassini-Huygens/Facts_about_Saturn
https://solarsystem.nasa.gov/planets/saturn/overview/
https://www.spacetelescope.org/news/heic1815/








Yorumlar

Popüler Yayınlar