Venüs

En yakın komşumuz olan Venüs hakkında neler biliyoruz, neler bilmiyoruz bir bakalım.


İsminin kökeniyle başlayalım dilerseniz. Parlak bir mücevher gibi göründüğü için adını Roma Mitolojisi'ndeki Aşk ve Güzellik Koruyucu Tanrıçası olan Venüs'ten almış. Öyle ki bu gezegen, gece gökyüzünde Ay’dan sonra en parlak cisimdir aynı zamanda. Onu çıplak gözle görebiliyoruz, hatta çoğu zaman kutup yıldızıyla karıştırıyoruz bile.

Fiziksel özelliklerine gelecek olursak, aslında bizim gezegenimizinkine çok benzer özellikleri var. Hatta Venüs’e ikiz gezegen, kardeş gezegen lakapları da takılıyor. Ben de daha rahat anlamanız açısından kıyaslayarak gideyim. Venüs’ün Yoğunluğu Dünyanınkiyle neredeyse aynı, Kütlesi ise Dünyanınkinin %80i kadar.2 derecelik eksen eğikliği olan Venüs'ün çapı ise bizimkinden biraz daha az. Dünya'ya 8 dakikada ulaşan Güneş ışınları, bizden 2 dakika (38 milyon km) önce de Venüs’ü selamlıyor. Evet buraya kadar her şey normal, “gezegen işte” diyor olabilirsiniz. Benimle gelin ;)

Venüs yüzeyinin yaklaşık % 65'i düz ve pürüzsüz düzlüklerden, kalan% 35'i ise dağlık bölgelerden oluşur. Aşağıdaki görsel benzerlik kurmanız açısından yardımcı olacaktır.



Venüs’ün Güneş etrafındaki bir tam turu 225 Dünya gününe eşittir. Kendi etrafında ise 117 Dünya gününde döner. Yani Venüs’te Güneşin batışını 4 ayda ancak bir kez izleyebilirsiniz. Güneş sistemimizdeki en uzun gün süresi buradadır. Eğer orada yaşayabilecek olsaydık belki 4 ay boyunca uyuyabilirdik :”) Bu aşırı yavaş gün süresi beraberinde en yuvarlak gezegen olma unvanını da getirir (Açısal momentum falan).

Venüs aynı zamanda güneş sistemimizdeki en sıcak gezegen olma unvanına da sahiptir. Ama nasıl? Güneşe ondan daha yakın olan bir gezegen var, Merkür neden onun kadar sıcak değil? Cevap Maalesef ki Sera etkisi. Maalesef diyorum çünkü bunun etkileri bizim tek yuvamızda, Dünya’da da gözlemleniyor bildiğiniz üzere. Her sene artan sıcaklıklar, eriyen buzullar… İbretlik bir gezegen daha. Venüs’ün yüzey sıcaklığı yaklaşık 450 derece. Şimdi de sera etkisine, bu sıcaklığa sebep olan atmosferine bir göz atalım. Venüs'ün atmosferinin %96.5'ini karbondioksit, %3.5'ini nitrojen, geri kalan kısmını ise sülfürdioksit, argon, su, karbonmonoksit, helyum ve neon oluşturuyor. Atmosferindeki basınç ise Dünyanınkinden 90 kat fazla. Bir okyanusun derinliklerine, yaklaşık 1000 metre aşağıya indiğinizde bu seviyede bir basınçla karşılaşıyorsunuz. Bu atmosfer o kadar yoğundur ki, Yüzeyi bir uyku tulumu gibi sarar, ısıyı hep içeriye hapseder. Düdüklü tencereye de benzetenler oluyor, onun sebebi de İçerideki suyun hep buhar halinde olup asla yere düşememesi. Evet bu gezegende de su var ama sıcaklık o kadar yüksek ki, buhar istediği kadar yükselsin, soğuyup yoğunlaşamıyor, yani yağmur yağmıyor dostlar. Karadenizliler bavulunu toplasun da! 

Venüs'te açığa çıkan en ünlü gizem, Ashen ışıkları olarak bilinen optik bir fenomen. Bu, Dünya'dan bakıldığında, gezegen hilal şeklindeyken karanlık kesimde görüldüğü iddia edilen ışıklara verilen isimdir. Bunlara "mavi emiciler" veya "ultraviyole emiciler" de deniyor ama ben olsam Asheni tercih ederdim. Emici falan demişken şundan da bahsedeyim kısaca, emilen enerji tahmin ettiğinizden daha büyük. Gezegenin emdiği enerji, toplam Güneş enerjisinin neredeyse yarısı kadar! Bu emilen enerji, Venüs'e çoğunlukla "cehennem gibi" denmesine sebep oluyor, sera etkisi sağ olsun.


Temsili

Satürn gezegeni hakkında da bu tarz Auroralardan, görsel şölenlerden bahsetmiştik ama oradaki sebep manyetik alandı. Venüs’e dönecek olursak aslında manyetik alanı pek güçlü değil. Çok sayıda saygın astronomun, gözlemcinin bu ışıkları gözlemlediğini iddia etmesine rağmen, bu ışıkların varlığını ortaya koyacak kesin bir kamera kaydı ya da resim yok. Ashen ışıklarının bir açıklamasının Venüs'teki yıldırımlar olabileceğini savunanlar da var ama Venüs'teki bulutların yıldırım üretip üretemeyeceği de kendi başına bir gizem. Yani Palavra da olabilir kısacası. Umarım değildir.

Şey, Ben Venüs'ün ters döndüğünden bahsetmiş miydim :D Uranüs gibi Venüs'te de Güneş Batıdan doğup doğudan batar arkadaşlar. Ve Merkür gibi bu gezegenin de uydusu yoktur. Çok da sıcakkanlı aslında, arkadaşı olmaması üzücü :/

Benim aklım hala 2. Sırada olmasına rağmen bu kadar sıcak olmasında kaldı yahu. Biraz daha mı incelesek?

Tektonik hareketler olmamasına rağmen yüzeyin bu kadar hareketli, genç olması hala gizemini koruyor tabii. Ama bilim insanları her zaman böyle olmadığını, daha sonradan gençleştiğini düşünüyor. Bizim de böyle bir terapiye ihtiyacımız var Venüs. Bu sırrı çözeceğiz :D Şaka bir yana şiddetli bir doğa olayının yaşanmış olması çok muhtemel. Mesela, meselaaaa…

Mars gibi bir gezegene çarpmış olabilir…. Belki bu çarpışmadan önce o da diğer gezegenler gibi Doğudan Batıya dönüyordu, hatta belki o zamanlar bizimki gibi okyanusları vardı. Şaka değil dostlar, gezegenlerin oluşumu sırasında Dünya ve Venüs sıra arkadaşıydı. Yani nispeten benzer kaderi paylaşıyorlardı. Öncesi hakkında birçok teori üretebiliriz ancak bu olayın (eğer yaşandıysa) Venüs için bir dönüm noktası olduğu kesin. Düşünsenize, kendi etrafınızda dönüyorsunuz herkes gibi, gayet de güzel bir atmosferiniz var, belki okyanuslarınız var Dünya gibi mükemmel bir arkadaşınız var. Sonra biri geliyor, geliyor ve cehenneme çeviriyor. Siz de herkese küsüp ters yönde dönmeye başlıyorsunuz falan…

Şimdi bir istihbarat daha geldi bana, hemen paylaşayım. Venüs'ün atmosferinde fosfin denen bir gaz bulunmuş. Nedir bu fosfin? Fosfin gazını Jüpiter ve Satürn'de de görebiliyoruz ancak bu gazın üretimi kayalık gezegenlerde mevcut olmayan fiziksel koşullar gerektiriyor. Peki ya o zaman Venüs'teki fosfini üreten şey ne? Ya bilmediğimiz bir kimyasal mekanizma var ya da, ya da… Bununla ilgili pek çok araştırma yapılmış ama hala canlılarınki dışında buna benzer kimyasal bir reaksiyon keşfedilmemiş arkadaşlar. Aynı zamanda biz bu gaza kendi gezegenimizdeki bataklıkların çevresinde de rastlıyoruz. Yani bunu üreten şey bir bakteri. Ama biz insanların, bitkilerin ve bütün hayvanların oluşumu da bundan milyonlarca yıl önce bir proteinle başladı. Belki o lanet olası öte gezegen gelip venüse çarpmasa onun da bizimki gibi canlıları olacaktı. Şaka bir yana, tabii bu da bir ihtimal ama heyecan verici olanlardan, bu fosfin, Venüs'ün geçmişine dair önemli izler, yaşam izleri taşıyor olabilir.

Son olarak kahramanlarımıza gelecek olursak, Venera 1-13, Marineer 5 ve 10, ve daha nicesi Venüs'ü keşfetmek için bizden ayrıldılar. Birçoğu yolda telef oldu, ama bu uydular sayesinde Venüs haritasının yaklaşık %98’i çıkarıldı. Nasa 2029 yılında Venüs'e bir uydu, daha doğrusu sondaj makinesi göndermeyi planlıyor, onun ismiyse Davinci. Davinci diğer yoldaşlarından farklı olarak yüzeyin altını inceleyecek. Kim bilir, belki orada Venüs'ün geçmişine dair izler bulur. Bütün uydularımız adına bir saygı duruşu rica ediyor ve mutlu günler dileklerimi hepinize iletiyorum.

 

 

 


Yorumlar

Popüler Yayınlar